10 Ocak 2010 Pazar

İnsan Kaynağının Tümünün Mutluluğu


“Fabrikalarımı alabilirsiniz; Binalarımı yıkabilirsiniz fakat çalışanlarımı geri verirseniz bu işi aynen geri kurarım.”

Henry FORD

Peki Ford'un bu sözü kriz ortamında geçerli mi? Şirketler hala insan kaynağına önem veriyorlar mı şu anda ki mevcut piyasa koşullarında? Yoksa sadece kilit pozisyondaki entellektüel sermayelerine önem veren şirketler mi çoğunlukta? Hele ki yeni mezunsanız, deneyiminiz yoksa öneminiz ne şirket için? Kilit noktada olmayan diğer çoğunluğun içindeyseniz ne olacak durumunuz? Size değer vermediğini bildiğiniz, bu gider başkası gelir, krizde herkes iş diye ağlıyor daha düşük ücretlisini alırız düşüncesine sahip bir şirkette ne kadar tatmin olursunuz? Ne kadar mutlu olabilir, işinizde ne kadar başarılı olursunuz ve/veya şirkete nasıl faydalı olabilirsiniz?

Çalışanların mutlu olmadığı bir ortamda çalışması ve şirkete faydalı olması neredeyse imkansız. Çevresinin de olumsuz etkilenmemesi için şirket tarafından da etkin politikalar şart... Bunlar neler olabilir? Hemen işten çıkartma diye düşünmemeliyiz... Dün Zeynep Mengi'nin yazdığı Hürriyet İK'da haberi yayınlanan, CHO fikrinin yaratıcılarından İlham Süheyl Aygül de çalışanların mutluluğunun herşeyden önemli olduğunu ifade etmiş. Artık hepimizin bildiğini düşündüğüm Google'ın çalışma koşulları örneğini kullanmış. Bu CHO'lar (Chief Happiness Officer) yani bir anlamda "Mutluluk Başkanları" şirketin maddi olmayan sermayesini yönetecek, çalışanların daha mutlu çalışmalarını sağlayacaklarmış. Sonuç olarak onlarla iletişimde olan çalışanlarsa, mutlu olduklarında her zaman daha iyi çalışacaklarmış. Ben bu kavrama gerçekten bayıldım. CHO'nun iletişim becerisi yüksek, sektörün dinamiklerini bilen, lider özelliği olan deneyimli bir danışmanın sağlayacağı katkı tartışılmaz.

Yalnız bu konuda gene başta yönelttiğim soruları düşünmeden edemiyorum. Sadece kilit pozisyondaki yöneticilerin mi mutluluğu önemli? Çünkü uygulamada çoğu şirkette çalışanların değerinin bir olmadığını biliyoruz maalesef, bunun ne kadar yanlış bir düşünce olduğunu söylememe gerek yok herhalde. Şirketteki herkes takımın bir parçası olmalı ve mutsuzluktan dolayı sonuçlanan iş değiştirmeler sonucunda işçi devrinin yüksek olması, şirket açısından kesinlikle prestij kaybının yanısıra hizmet/üretimdeki kalitenin de düşüklüğüne yol açacaktır mutlaka. Oysa şirketlerin sadece kilit pozisyonlardakiler için değil; güvenlik görevlisinden tepe yöneticilerine kadar tüm çalışanlar için etkin kariyer yönetimi sisteminin varlığı, CHO bulundurulması gibi çözümlerin ve mevcut insan kaynağının ihtiyacı olabilecek tüm iyileştirme politikalarının şirkete orta ve uzun vadede getirisi çok yüksek olacaktır.



2 yorum:

  1. sevgili hande,
    güzel cümlelerin için teşekkur ederiz... aslolan insandır... Platon bile 2.500 yıl önce 'Devlet' i kaleme alırken insanı merkeze almıştır.. yaşam basittir ama insanlar zorlaştırır.. cho modeli firmaları geleceğe taşıyacak yuksek potansiyellileri koruyan birmodel... Tüm çalışanları korumak, pozitif bir İK kulturu oluşturmak ve çalışanları eğitmek etkin bir İK'nın ve tüm yöneticilerin görevi.. sevgiler..

    YanıtlaSil
  2. Sevgili Hande,

    Güzel yazın için teşekkürler. Ben de senin yazına bir başka bakış açısı daha eklemek istiyorum.

    Periyodik olarak çalışanların performansı ölçülüyor. Onlara hedefler veriliyor. Peki performansı düşük olup, hedefini genelde tutturamayan çalışanların işvereni bu şekilde mutsuz etmeye hakkı var mıdır? Mutluluk karşılıklı yaşanmalıdır. Şirketler çalışanlardan artı değer üretmelerini ister. Yeni projeler konuşulsun, çalışılsın. Ama gel gör ki pratikte bu tip girişimci, yaratıcı, çalışkan bireyler bulmak çok zor. Memur zihniyeti hakim büyük bir kitle var. Salla başı, al maaşı zihniyeti ve inan onlar her ne hikmetse hep "mutsuz" ... çalışma koşullarından, işinden mutsuz, maaşından mutsuz, yöneticisinden mutsuz ... "peki, gel o zaman iyileştirici proje yapalım" diyorsun, ortalıkta insan bulamıyorsun.

    İş hayatında her birey ilk başta kendi sorumluluğunu taşır. Şirketler ise onları iş, kariyer, motivasyon bazında destekler. Kendisini motive etmek güdüsüne sahip olmayan birini ben İK olarak havada takla atsam memnun edemem.

    Sevgiler,

    YanıtlaSil