Kısa Kısa etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Kısa Kısa etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

4 Ocak 2010 Pazartesi

2009'la Hesaplaşmam

2009 senesi için içsel bir hesaplaşma çabam, bir cümle bile yazamayacak kadar ilhamsız olmamdan kaynaklanan bir gecikme yaşasam da nihayet sonuçlandı. Birçok insan için 2009 sanırım güzel geçmiş. Benim için en güzel yanı ise kendi isteklerimi ön plana çıkardığım, mutluluğun peşinde geçmişte koşmadığım kadar koştuğum bir seneydi. Birçok ciddi karar aldım bu sene; hiç çalışmak istemediğim bir işten ayrılma kararı alabildim krizin ortasında mesela.
















Hep yapmak istediğim ama ertelediğim veya yapamayacağımdan korktuğum piyano eğitimi almaya başladım...







Sadece kendime değil etrafıma da faydalı olabilmek için TEGV'de eğitim gönüllüsü oldum, çocuklardan sürekli öğreniyorum. El sanatlarına her zaman ilgim vardı, craft kursuna yazılıp kendimi boş durmaktansa geliştirip mutlu hissettim el emeğimle...















Bol bol kitap okuyorum, tv yerine dvd izliyorum sevdiğim dizileri eş zamanlı takip ediyorum. (Flashforward, Mentalist, Fringe, Lie to me, V, Heroes ve tabii ki Lost en beğendiklerim) 2009 en çok sinemaya gittiğim sene olmuştur herhalde hayatımda...

Olaylara daha olumlu bakmaya çabalıyorum, bunu gerçekten deniyorum. En önemlisi artık ne yapmak istemediğime değil, neleri yapmak istediğime odaklanmaya çalışacak bakış açısına sahip olduğumu çok rahat söyleyebiliyorum. Yasemin Sungur ve Ufuk Tarhan'la tanışmam, eşim ve en yakın arkadaşlarımın sayesinde oldu bu bakış açımın değişmesi ve tabii ki Likemind'larda tanıştığım birçok değerli insanın da katklıları var... Hepinize çok teşekkür ediyorum... 2010 hepimize sağlıkla beraber, huzur ve mutluluk getirir umarım :))

2 Kasım 2009 Pazartesi

Orhan PAMUK- Masumiyet Müzesi



Son zamanlarda okuduğum en güzel aşk romanı Masumiyet Müzesi, Orhan Pamuk...

Bu aşk hikayesinde evlilik, arkadaşlık, cinsellik, tutku, aile ve mutluluk hakkında pek çok hesaplaşma içeriyor. Orhan Pamuk, İstanbul’un arka sokaklarını ve dedikodu dergilerinin ‘sosyete’ dediği çevreyi eğlenceli ve detaycı bir bakışla anlatıyor. Okumaya başladığımdan itibaren resmen elimden bırakamadığım kitabın bazı bölümlerinin gereğinden fazla uzatıldığını düşünsem de okuyucuya iletmek istediği duyguyu çok başarılı bir şekilde aktarmış Nobel ödüllü yazarımız. Kitabı okurken 70'li&80'li yıllarda yaşıyormuş hissine kapılacak, sonlarına doğruysa gözyaşlarınızı tutamayacaksınız. Hala okumayan varsa ve ne okusam şimdi diye düşünenler için mükemmel bir seçim.

Türkiye Eğitim Gönüllüleri Vakfı



Ne kadar güzel bir sloganı var benim canım vakfımın, "Bir çocuk değişir, Türkiye değişir" Türkiye Eğitim Gönüllüleri Vakfı...TEGV, bu dünyada sadece kendimiz ve belki de kendi çocuklarımız,ailemiz için yaşamadığımızı gösteren, geleceğin iyi eğitimli Türkiye'si için elele vermiş gönüllü çocukları ve gönüllü eğitmenleri ile mükemmel bir huzur yuvası.

Son zamanlarda başıma gelen en güzel şey, hayatıma anlam katan, farklı bir bakış açısı kazanmamı sağlayan, kapısından içeri girdiğimde bütün herşeyi geride bırakıp, sadece 1,5 saat için çocuklarla birlikte mutlu olduğum, hayatı bu 1,5 saat için dondurduğum yer...Ve bana sürekli yeni bir bakış açısı kazandıran, birçok şey öğreten en az 15 çocuk... Şu anki sınıfımda 11 yaşında hepsi birbirinden cingöz bu çocuklar her Pazar içimi ısıtmaya devam ediyor. Mutluyum, huzurluyum, herkese tavsiye ederim :))

6 Ekim 2009 Salı

CAM TOPLAR...


Hayatımızda önceliklerimizi belirlemek çok önemli, değer bilerek dengeli bir yaşama sahip olmayı herkes ister... Peki gerçekten bu dengeyi kurarken adil davranabiliyor muyuz?

Hayatımızın havaya attığımız 5 farklı topla oynanan bir oyun olduğunu düşünürsek bunlar neler olabilir?

İşimiz,

Sağlığımız,

Ailemiz,

Dostluklarımız,

Benliğimiz...


Aslına bakarsanız bu 5 top arasında bir tek işimiz lastik bir toptur, düşürdüğünüzde kırılmaz, tekrar zıplatarak oynayabilirsiniz. Maalesef ki diğer 4 top ise camdandır. Düştüklerinde kırılır ve yerine asla koyamazsınız. Bence bunu farketmeden yaşayan o kadar çok insan var ki, sadece o ilk lastik topu tutabilmek, onunla oynayabilmek uğruna camdan olanları kırıp döken...

4 Mayıs 2009 Pazartesi

Abartmış insan...



Biraz abartmış galiba... Küçükken paten kaymayı çok isterdim ama annem hep düşersin mantığından izin vermediği için almamışlardı, içimde kalmıştır hep ama bu adam biraz fazla tekerlek takmış, azı karar çoğu zarar :) (kaynak)

SONDAN BAŞA İZLERSEK...


Ben bunu beğendim :)

(Kaynak)

14 Nisan 2009 Salı

Gidelim Buralardan Buralara

Costa Rica

Taipa



İzlanda


Santorini

Şili

(Kaynak)



Şu anda en çok istediğim şey güzel bir tatil. Çok uzun olması gerekmiyor şu resimlerdekilerden birinde 3-4 gün yeterli :)
Bir bankanın yaratıcı kredi kartı reklamları var ya hani hayatınız sürekli aynı ev iş, iş ev arası diye insanın kalbine dokunan, onu ne zaman izlesem ben de gitmek istiyorum buralardan deyip hüzünleniyorum ve bu yaşta sürekli bulunduğum yerden kaçma isteği duyuyorum.
Belki insanların hayatlarında yapması gereken bazen gerçekten de budur. Rahat bir soluk almak için biraz uzaklaşmak, kafasını toplamak için gitmek ve ömrümün bundan sonrasını nasıl daha iyi ve mutlu yaşarım hayatımı nasıl daha fazla güzelleştirebilirim diye planlamak, çünkü klişe belki ama hayat gerçekten çok kısa. Ama tabii ki önemli olan uzun değil nasıl koşullarda yaşanıldığı sağlıklı, huzurlu ve mutlu olabilmek bence...









8 Nisan 2009 Çarşamba

TATIL :)

Şu anda nerede olmayı istediğimi düşünüyorum da bu muhteşem göle bakan dağlarda kamp yapmayı mı...



Yoksa aşağıdaki gibi güzel tertemiz bir deniz kenarında mı...


5 Nisan 2009 Pazar

Kısa Kısa

Hayatınızda hiç şöyle dediğiniz oldu mu; "ne yapmak istediğimi bilmiyorum, ama bunu istemiyorum..."
Bu aralar aklımdan sürekli bu geçiyor, bakalım zamanla bulacak mıyım...