
21 Ekim 2010 Perşembe
İşte bu haftanın kitabı: MAVERICK

15 Ekim 2010 Cuma
Çağdaş Yönetim Yaklaşımları: Kitap Kulübümüz :)
.jpg)
.jpg)
YÖNETİM FELSEFESİ- yorum
.jpg)
“Örgüt bir otobüs, yönetici de onun şoförüdür…” H. A. Simon
Aristo, yalnız yaşayan kişinin ya tanrı ya da hayvan olabileceğini söylerken, Karl Marx’da bunu destekleyerek insanların yalnız yaşayamayacağını savunmuştur. İşte yönetim olgusu özünde bu sözleri destekleyen bir kavramdır. Bu olgudan kaçmak mümkün değildir çünkü, insanlar mutlaka bir şekilde diğer insanlarla etkileşim içinde olmak zorunda kalırlar, ‘aile ve ulus devlet adı verilen örgütlerin içine doğar, yine aynı örgütlerin üyeleri olarak yaşama veda ederiz.’ (Hodgkinson s.3) Bu süreçte yaşamımız boyunca sürekli bir şekilde yönetir, yönetiliriz. Maslow’un ihtiyaçlar hiyerarşisinde fizyolojik ihtiyaçlardan kendini gerçekleştirmeye kadar olan tüm evrelerde, öncelikli olarak da yaşamımızı idame ettirebilmek için mutlaka yönetime bağımlı olduğumuzu söylememizin abartılı olmadığına inanıyorum. Bu bağımlılık doğrultusunda tepe yöneticisinden yetkililere ve farklı pozisyonlarla adlandırılan uzman sınıfının insan yaşamının kalitesini arttırmada çok önemli yere sahip olduğu düşüncesinden hareketle; bu kişilerin uzmanlığının yönetim olduğunu dolayısıyla eğer felsefe hümanizm ise, kendisini asla yönetim konusunun dışında tutamayacağımızı biliyoruz.
Yönetici filozof mudur sorusundan yola çıkarsak, yöneticilerin felsefi bilincine ve değer bilincine sahip olması ve hümanist ve filozofların yöneticilerle etkileşim içinde olması beklenir. Bu durumda filozof olmayan yöneticilerin yönetimde kendilerini ve yönettikleri topluluğu bir adım öteye götüremeyeceğine inanıyorum. Yönetim felsefesindeki amaç dengeyi sağlamak olmalıdır. Yönetim uygulamalı felsefedir, en azından öyle olması beklenir. Araştırma merak, meraksa sorgulamak demektir. Yönetim uygulamalı felsefe olarak anlaşıldığında tereddüt eden kaybeder sözü yerini asıl tereddüt etmeyen kaybeder olarak değişecektir. Bu doğrultuda, yöneticiye filozof olma yükümlülüğünü getiren sebepler de bu beklentidir. Önemli bir nokta olarak, yönetici filozoftur diyebiliriz ancak her filozof yönetici olmayabilir. Dolayısıyla yöneticiler bilgelik arayışı içerisinde olduklarında, yönetimde başarı kaçınılmaz olur.
Max Weber tarafından ortaya atılan ve Weber’in “idrak” olarak adlandırdığı, ‘aktörlerin öznel haleti ruhiyeleri’nin gözlemlemesi ve teorik düzeyde yorumlanması davranıştan deneyime doğru bir devinim ve yorumlama yoluyla anlaşılması’(Hodgkinson, s.17) anlamındadır. Burada aklımıza Nietzsche’nin en belirgin içgörülerinden, postmodernizmin temel ilkelerinden biri olan olgular yoktur yalnızca yorumlar vardır düşüncesi gelmektedir...
Kaynak: Christopher Hodgkinson; Çeviri: İbrahim Anıl, Binali Doğan, “Yönetim Felsefesi, Örgütsel Yaşamda Değerler ve Motivasyon”, Beta, 2008.